Ağu 2

Alev Anne mi olacak?

“Mutluluk, bizde olmadığı halde, başkalarına verebileceğimiz tek şeydir.”
Alev ve Bora’nın yine akıl almaz bir biçimde kavga etmiş olmaları, kızları ve çocukları hayrete düşürür! Bora’yla asla beraber olamamalarına rağmen Alev’in büyük bir sürprizi vardır: Alev hamiledir! Bu haber karşısında şok olan kızlar, bunun nasıl olduğunu anlamaya çalışırken, asıl şoku Bora yaşar! Bora’nın tepkisi karşısında, işi kendisini sevmemekle suçlamaya kadar götüren Alev, Bora’ya karşı oldukça sert bir tutum takınır… Cemre ve Emre’nin kendisine hazırladığı sürprizi merak eden Zeynep, aldıkları müthiş oyuncak arabayı görünce oldukça sevinir. Zeynep’in sevincini paylaşan biri daha vardır: Yasemin! Korkut’un mektepte dolaşan bir dedikoduya kulak davetlisi olması ve bunu derhal çocuklarla paylaşması sonucu, Mert ve Emre, Gülçin ve Cemre hakkında oldukça yanlış fikirlere kapılırlar. Okulda dolaşan dedikoduya göre, Gülçin Mert’ten sıkıldığı için unutkanlık numarası yapmakta; Cemre ise Emre’yle zengin olduğu için evlenmemektedir! Korkut’un terapistten aldığı öğütler de işin içine eklenince, çocuklar, kızlara karşı her zaman olduğundan çok daha farklı bir tutum sergilemeye başlarlar! Yemek firmasını kötü yemekleri nedeniyle rahatsızlanan birkaç öğrencinin durumunu haber alan Eren, bir şeyler yapabilmek için kolları sıvar: Füsun ve Erol’la konuşması bir işe yaramayınca, Barış’ı da alarak, yemek arabasının içine gizlenir. Yemek arabası boş arazide bir dere kenarında durunca, çaktırmadan arabadan inen Eren ve Barış, yemek şirketinin çöplerini bir dereye boşalttığını görürler. Gördükleri Eren’i oldukça kızdırır. Bu konuda bir şeyler yapılması gerektiğini düşünen Eren, yanlış anlaşılacağını düşünmeden herkese, tepkilerini göstermenin bir yolunu bulmaları gerektiğini söyler. Söylediği bu masum söz, mektebin dedikodu kazanında, dallanıp budaklanmaya başlar! Cemre’nin kendisiyle evlenmesi için birden fakir numarası yapmaya başlayan Emre, Cemre’nin tepkisi karşısında oldukça şaşırır! Mert ise, Gülçin’in gönlünü tekrar kazanmaya çalışırken, yanlış anlamalar sonucu Mert’in artık gitar çalamadığını ve yeteneğini kaybettiğini düşünen Gülçin, ne yapacağına karar vermekte zorlanır! Bütün bunlar olurken Eren, herkesten gizli bir plan yapar: Planını gerçekleştirmeyi başardığında ise, bütün akademi şaşkınlık içerisinde kalır!

Ağu 2

22 Nisan Salı 20:00′de
“Tüm trajediler ölümle biter, tüm komediler de evlilikle…”

Bora ve Alev, en sonunda, kendilerini nikah memurunun karşısında bulurlar. Alev henüz kimi nikah şahidi yapacağına karar vermemiştir. Kızlardan hiç biri, Alev’in nikâh şahidi olmaya yanaşmayınca, aralarında kura çekmeye karar verirler. Kurayı kaybeden Cemre yan çizince, piyango çenesini tutamayan Gülçin’e kalır! Bora’nın nikâh şahidi ise, Mert’tir…

Mert, nikâh saatini beklerken heyecandan midesi bulanan Bora’ya, sakinleşmesi için nane şekeri vermiştir. Nikah masasında hala heyecanını üzerinden atamamış olan Bora, cebindeki nikâh yüzüğü ve nane şekerini karıştırır; şeker yerine yüzüğü yutar!..

Alev ve Bora, herşeye rağmen evlenmeyi başarırlar. Kızlar ve çocuklar, onlar için sürpriz bir balayı programı yapmıştır. Ancak balayı maceraları, herkes için büyük bir kabusa dönüşür: Daha ilk geceden itibaren Alev, kızların; Bora ise, çocukların kapısını aşındırmaya başlar!..

23 Nisan töreninden dönmekte olan Mert, Zeynep’e bir söz verir: Atatürk bu önemli günü çocuklara armağan ettiği için, Mert de evin yönetimini bir günlüğüne Zeynep’e devreder. Ama bu durum, hatunların ve çocukların başına sandıklarından çok daha fazla iş açacaktır. Bir günlük saltanatın tadını çıkarmak isteyen Zeynep, derhal emirler yağdırmaya başlar: Zeynep’in ilk isteği, Bora ve Alev’in derhal barışmasıdır, üstelik balayılarını Mert’in evinde geçireceklerdir. Korkut ve Mert buna itiraz etse de, Zeynep’in dediği olur ama, Bora ve Alev’in ikinci balayı macerası da, ilkinden uzun sürmez. Zeynep ayrıca, Gülçin ve Mert’ten beraber terapiste gitmelerini ister. Emre ve Cemre ise, Zeynep’e bir sürpriz hazırlamakla görevlendirilirler. Eren’in işi ise hepsinden daha yorucudur: Zeynep Eren’den kendisine harika bir elbise dikmesini ister…

Bora ve Alev’in birden evlenmesiyle, evlilik meselesi yeniden, çocukların gündemine oturur: Kızları evliliğe ikna etmek için çabalamaya başlayan çocuklar, kızlardan bekledikleri tepkileri alamazlar!

Alev ve Bora’nın sürekli tartışmasının, kızları evlilikten soğutacağını düşünen çocuklar, onları balayılarını geçirmek üzere, tartışsalar da geri dönemeyecekleri bir yere göndermeye karar verirler. Fakat sonuç, hiç de umdukları gibi olmaz!..

Tem 27

“Bekarlık sultanlıktır.”

Cemre ve Yasemin, diğer hatunların da gelmesiyle baygın olan Bayan Berbatov’u güçlükle de olsa sınıftan çıkarır. Bu sırada alevlerin arasında kalmış olan Bora ve Alev, Muti’nin bütün ikazlarına rağmen sınıfı terk etmezler!

Evlilik hazırlıklarına başlamaları gerektiğini düşünen Bora, Alev’in paraşütle atlayarak evlenmek talebi karşısında hayatının şokunu yaşar. Alev’e yüksekten korktuğu gerçeğini söyleyemeyen Bora, Alev’in bu talebi karşısında türlü bahaneler uydurur…

Terapistin tümünü beraber görmeyi istemesiyle hatunlar ve çocuklar, istemeyerek de olsa hep beraber terapiye giderler. Terapistin verdiği ödev karşısında, ne yapacaklarını şaşırırlar: Birbirleri hakkında sevdikleri ve sevmedikleri özellikleri yazacaklardır!

Evlendiklerini kimseye söylememek üzere anlaşmış olan Alev ve Bora, bu sırrı daha fazla saklayamaz ve birbirlerinden habersiz, Alev kızlara, Bora ise çocuklara söyler. Kızlar Alev’e, çocuklar da Bora’ya, kimseye söylemeyeceklerine dair söz vermelerine rağmen, çocuklar kendilerini tutamaz. Bora’nın çenesini tutamadığını haber alan Alev, ders olsun diye Japon yapıştırıcısıyla Bora’nın dudaklarını birbirine yapıştırır!..

Yangın olayından sonra Bayan Berbatov, kızlara çok iyi davranmaya başlar. Bu durumun derslerde kendilerine fayda sağlayacağını düşünen kızlar, düş kırıklığına uğrarlar. Çünkü Bayan Berbatov, sınıftan içeriye girdiği an değişir! Bu arada Erol Hoca’nın arkadaşı Mehtap’ın iyice başlarına bela olacağını anlayan Bayan Berbatov ve Füsun, Mehtap’ı, Erol’dan uzaklaştırmak için beraber plan yaparlar!

Alev ve Bora’nın evliliğini fırsat bilen çocuklar, kızlarla evlilik hakkında konuşmak isterler. Kızların türlü bahaneleri ile karşılaşan çocuklar, çareyi her şeyi terapiste anlatmakta bulurlar. Terapist bu konuda en şanslı olarak Mert’i gösterince, çocuklar acayip şaşırırlar!.. Ardından kızlarla beraber geldikleri terapi randevusunda, sevmedikleri özelliklerini birbirlerinin yüzüne söylemek mecburiyetinde kalırlar!..

Nikahtan önce kızlar, Alev için sade bir bekarlığa veda partisi düzenlerken, çocuklar Bora’nın partisinde işi biraz abartır ve vaziyeti anlayan kızlardan sıkı bir fırça yerler. Bu arada Eren, istediği dikiş makinesini almıştır. Eren’in dikiş makinesi almasıyla dalga geçen kızlar, diktiği elbiseyi görünce karar değiştirirler: Alev, Eren’den gelinliğini dikmesi ister. Tabii ki aynı zamanda, hatunların elbiselerini de dikmesi gerekmektedir. Elbiseleri ve gelinliği yetiştirmeye çalışan Eren, oldukça yorulur. Düğün için her şey planlandığı gibi kusursuz giderken, son dakikada gelen Komiser Kemal’in, çocuklara kötü bir sürprizi vardır!..

Tem 27

“Kim akıllı, kim deli?”

Barış ve Eren, kitabı ele geçirmek isteyen adamlardan, esrarengiz bir durumda meydana çıkan antikacının yardımı ile kurtulur. Ama diğer adamın çocuklara kötü bir sürprizi vardır: Zeynep ellerindedir! Adamlar Zeynep’i bırakmak için kitabı isterler!

Endişeli bir bekleyişin ardından, takas yerini haber alan hatunlar ve çocuklar buluşma saatine kadar plan yapmaya başlarlar. Fakat birden değişen buluşma saatiyle beraber bütün planları boşa çıkar. Kızlar ve çocuklar alelacele buluşmanın gerçekleşeceği otele giderler. Ancak, Zeynep’in o otelde tutulduğunu bilen başkaları da vardır. Ve onlar çoktan projelerini yapmışlardır!..

Yaşadıkları maceradan sonra biraz eğlenmek isteyen hatunlar ve çocuklar, ertesi gün sahile giderler ama mahallenin delisinin Korkut’a kafayı takmasıyla birlikte, kendilerini yeni bir maceranın ortasında bulurlar. Gülçin, Mert’le balık tutarken, Korkut ve Yasemin’in balık tutma hevesi, deli nedeniyle yarıda kalır. Barış, Eren’in isteğini kıramaz ve avlanan bütün balıkçıları kızdırma pahasına, Eren’in ilk çevreci eylemine beraber imza atarlar! Emre ise, Cemre’ye eski günlerdeki gibi bir sürpriz hazırlamıştır…

Bu arada Bora, baş başa romantik bir gün geçirmek için Alev’e sandala binmeyi teklif eder. Alev bu teklife ilk başta soğuk baksa da sonradan kabul eder. Asıl şok edici teklif ise, Alev’den gelecektir!

Akademide ise ipler iyice gerilmiştir… Bahadır, haksızlığa uğramış olmasına rağmen, istifasını verir. Bahadır’ın durumundan haberdar olan Erol Hoca, vaktinde haber vermediği için Füsun’u suçlar. Mehtap’ı kıskanan Füsun ise, Erol Hoca’yı suçlamaktadır…

Emre ve Korkut, yaptıkları şakadan dolayı disiplin cezası alan Kartal’dan özür dilerler. O sırada sınıfların birinde, görünmez yazı yazmak için sürekli denemeler yapan Bora ve Alev’in bir anlık dikkatsizliği, yangına neden olur! Yükselen dumanlar, sınıflara dolmaya başladığı sırada, Yasemin ve Cemre, Bayan Berbatov’la beraber dans sınıfındadır. Yangın alarmıyla beraber sınıfı terk etmeye çalışan kızlar, Bayan Berbatov aninden bayılınca, ne yapacaklarını şaşırırlar!

Tem 27

Aynı evde yasayan Cemre, Yasemin, Eren ve Gülçin, okudukları gösteri sanatları akademisini bitirmeye çalısırken, başlarına gelen trajikomik bir vaka yüzünden, altına girdikleri yüklü meblağdaki borcu ödemek mecburiyetinde kalınca, kendilerini aniden sahne dünyasının parıltılı ışıkları altında bulurlar. Ancak bu durum, mektepten kovulma rizikosunu de yanında getirir. Genç yaşlarında, bir yandan meşhur olmanın ağır yükünü tasımaya çalışırken, diğer yandan hakikati Akademinin Müdürü Erol Hoca’dan gizlemek için uğraşırlar.

Tem 27

“Gideceğiniz yeri bilmiyorsanız, vardığınız yerin önemi yoktur.”

Patlamayla beraber yukarıya çıkan kızlar, Cemre ve Emre’yi baygın halde bulurlar. Kendine gelen Cemre, hala baygın olan Emre için oldukça endişelenir! Yaşadıkları olaydan sonra değişmeye başlayan Cemre, hayata daha iyimser bir gözle bakmaya karar verir. Bu arada patlamanın etkisiyle dağılmış olan evi, Mert’e fark ettirmeden eski haline getirmeleri gerekmektedir!..

Erol hoca ile Bayan Berbatov final sınavları hakkında konuşurken, onları duyan Füsun, konuşmaları yanlış anlar. Kendisine vaziyeti açıklamaya çalışan Erol’a karşı oldukça sert bir tavır takınan Füsun, Erol’un kendisini kıskandığını düşünmemesi için, boşanma davası nedeniyle gergin olduğunu söyler. Buna rağmen Füsun’un kendisine karşı takındığı tavıra sinirlenen Erol, Bayan Berbatov’u akşam yemeğine davet eder.

Emre’ye, Mert’in hanesini toparlaması için zaman kazandırmaya çalışan kızlar, Mert’i evden uzak tutması için Gülçin’i görevlendirir. Ne edeceğini şaşıran Gülçin, Mert’e sevgili olduklarını hatırladığını söyler. Bu vaziyete çok sevinen Mert, kafayı İstanbul’a gelen Paris Hilton’a takmıştır. Kızların kayıtlarını Paris Hilton’a dinletmenin, çok önemli bir fırsat olduğunu düşünmektedir. Kızlar, Mert’i fazla ciddiye almaz. Ancak Gülçin, Mert’i evden uzak tutmak için, demolarını Paris Hilton’a dinletmenin çok iyi bir fikir olduğunu söyler. Birlikte Paris Hilton’un kaldığı otele giderler. Geceyi otelde geçiren Gülçin ve Mert, bütün çabalarına rağmen Paris Hilton’a ulaşamazlar.

Emre ile Cemre’nin yemeğe çıkacağını duyan kızlar, oldukça şaşırırlar. Cemre onlara patlamadan sonra hayatın kıymetini daha iyi anladığını ve bundan sonra çok daha farklı davranacağını söyler. Cemre’deki bu değişikliği anlayan Emre, çok mutlu olmuştur. Yemeğe çıkan Emre ve Cemre, gittikleri restoranda Bayan Berbatov ve Erol Hoca ile karşılaşırlar.

Vizelerin başlamasıyla sınav stresi yaşayan kızlar, herşeye rağmen başarılı bir performans sergilerler. Bora’nın yardımıyla sattıkları eşyalar sayesinde, ödenmemiş faturaları da halledince, geriye tek bir şey kalır: Gülçin’in terapistle olan randevusu… Terapiste giden Gülçin, unutkanlık sorunu dışında bütün sorunlarını anlatır. Durumun vahim olduğunu anlayan terapist, bir dahaki görüşmeye Mert’le beraber gelmesini ister. Mert ise, sonunda Paris Hilton’a hatunların demosunu dinletmenin bir yolunu bulur ama, otele giden Mert ve Gülçin’i kötü bir sürpriz beklemektedir!..

Tem 27

“Aşkın gözü kördür.”

Yaşadıkları parasal sıkıntı nedeniyle güç günler geçiren kızlar, Bora’nın tavsiyesine uyarak sahip oldukları birkaç değerli eşyayı internette satışa çıkarırlar. Ne yazık ki satışa çıkardıkları eşyalar arasında, çocukların kızlara aldığı hediyeler de vardır…

Korkut, Yasemin’e evlilik teklif etmeyi planlamaktadır. Cemre’nin gönlünü tekrar kazanmaya çalışan Emre de, bir sürpriz peşindedir. Çocuklar birbirlerine yardımcı olmak için anlaşırlar. Korkut’un planladığı sürprizi gerçekleştirebilmesi için dans sınıfının boş olması gerekmektedir. Emre, Korkut’un Yasemin’e aldığı tek taş yüzüğü koymuş olduğu çantanın bomba olduğunu söyleyerek dans salonunu boşaltır. Sınıf boşalır ama bu minik şaka, Korkut ve Emre’nin tahmininden çok daha fazla paniğe neden olur!..

Polisin de gelmesiyle akademi boşaltılırken Bayan Berbatov’un mektebe getirdiği bir köpek, Bayan Berbatov’un elinden kurtulur ve mektep binasına girer. Okulda gerçekten bomba olduğunu düşünen Eren, köpeğin peşinde mektebe dalar. Barış da onu takip eder. Köpeği ararken bir terslik sonucu bodrumda kilitli kalan Barış ve Eren, oldukça güç anlar yaşar.

Panik içerisinde akademinin bahçesinde bekleyen Cemre, Yasemin ve Gülçin arkadaşlarını kurtarmak için arka kapıdan binaya girer ve Eren’le Barış’ı bulurlar ama çıkarmayı başaramazlar. Şakalarının başlarına iş açacağını anlayan Emre, Korkut ve Mert ise, vaziyeti kurtarmak için bomba imha ekibi kılığına girerek, sınıfta bıraktıkları çantaya ulaşmaya çalışırlar. Ama gerçek bomba kurtarma timi, sınıfta yerini almıştır bile!.. Sakin başlayan gün, olaylı bir durumda sona erer!..

Olaylar evde de devam eder. Kaybettiği günlüğünü arayan Gülçin, kaza sonucu Eren’in fotoğraf makinasını yere düşürür. Fotoğraf makinası bozulunca Gülçin, bu vaziyeti Eren’den saklamaya çalışır. Bu arada Cemre, yanlışlıkla Gülçin’in günlüğünü suya düşürmüştür. Gülçin’in vereceği tepkiden korkan Cemre, fotoğraf makinası konusunda Gülçin’e yardım etmeyi teklif eder. Bora’nın bozulan makinayı tamir edebileceğini düşünerek Mert’in hanesine giden Cemre, Emre’yi karşısında görünce şaşırır. Cemre’ye sürpriz yapmak isteyen Emre, Cemre için yemek yapmaya niyetlenmiş ve sabahın köründe soluğu Mert’lerde almıştır. Emre, yapacağı sürprizin bozulmaması için, bahaneler uydurmaya çalışırken, ani ve büyük bir patlamayla beraber bütün ev sarsılır!..

Tem 26

“Şuna inanmak lazımdır ki, dünya üzerinde gördüğümüz her şey kadının eseridir. -Mustafa Kemal Atatürk”

Kızlar son zamanlarda yaptıkları harcamalara dikkat etmedikleri için, parasal açıdan oldukça güç bir döneme girerler. Buna bir de, Gülçin’in faturaları ödememiş olması eklenince, doğalgaz, elektrik ve suyun kesilmesiyle güç anlar yaşamaya başlarlar…

Füsun’dan bir kız arkadaşlarının birden mektebi bırakmak istediğini haber alan kızlar, çok üzülür: Arkadaşları Ece’nin mektebi bırakmak istemesinin sebebi, pederinin baskısıdır! Hem Ece’nin, hem de annesinin hikayesini haber alan Füsun ve kızlar, Ece ve annesine yardım etmeye karar verirler…

Korkut’tan ailesinin onu çok beğendiğini haber alan Yasemin, iyice panik olur ve ciddi bir durumda evlilik korkusuna kapılır. Bu arada, biraz eğlenmek için bowlinge gitmeye karar veren hatunlar ve çocuklar, işi fazla ciddiye alıp takımlara ayrılıp sıkı bir rekabete girerler: Ancak oyunun kaderini sürpriz bir oyuncu değiştirecektir!

Hala Gülçin’e sevgili olduklarını hatırlatmaya çalışan Mert, karaoke fikrinin de işe yaramamasıyla, başka çözüm yolları bulmaya başlar. Son çare olarak Gülçin’i kıskandırmayı deneyen Mert, Gülçin’in verdiği tepki karşısında oldukça şok olur!..

Füsun’un, Ece’nin validesi ile görüşmesi ve Ece’nin kaydını dondurmaya ikna etmesinden sonra, kocasının eziyetinden kaçan Ece ve annesi, çareyi Füsun’un yanına sığınmakta bulur. Kocasından dayak yemiş olan Ece’nin annesinin vaziyeti hiç iyi değildir! Füsun, bir süreliğine kalması için Ece’yi kızlara gönderir. Ece’nin validesi ise, Füsun’da kalır…

Bayan Berbatov’un kendilerine hafta sonu da ders vereceğini söylemesiyle oldukça canları sıkılan Cemre ve Eren, cumartesi gününün ‘Dünya Kadınlar Günü’ne denk gelmesini de bahane ederek Berbatov’un gönlünü alır. Bu sırada Emre hariç diğer çocuklar, 8 Mart’ın kadınlar günü olduğunu unutmuştur. Neyse ki, son anda yardımlarına Zeynep yetişir!..

Füsun, olanları Erol Hoca’ya anlatınca, Ece ve validesi için, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’yla görüşmeye karar verirler. Ancak onlar henüz bu kararlarını gerçekleştiremeden, oldukça asabi olan Ece’nin babası, Füsun’u takip ederek, hanesine gelir: Karısını Füsun’un evinde gören Ece’nin pederinin gözü döner!..

Tem 26

Bir sırrı saklamanın en iyi yolu, o sırrı unutmaktır

Barış’la İpek’i öpüşmek üzereyken gören Eren, çok fazla sinirlenir. İpek ise, Eren’le yaptığı duygusal konuşmadan sonra, bir not bırakarak gitmeyi tercih eder. Barış’a çok fazla sinirlenen Eren, Cemre’yle birlikte, ders vermek amacıyla Barış ve Emre’ye minik bir oyun oynamaya karar verirler!

Erol Hoca, öldüğünü sandığı eski aşkı Elif’le karşılaştıktan sonra acaip değişir. Tıpkı gençliğinde olduğu gibi deli dolu ve hayattan zevk alan bir adam haline gelir. Bu durum başta Füsun ve Bayan Berbatov olmak üzere akademideki birçok kişiyi etkilemeye başlar!

Korkut’un annesi, Yasemin’i yemeğe davet eder. Panik olan Yasemin, yemeğe gitmek istemez. Hatta yemek yaklaştıkça korkuları, kabusa dönüşmeye başlar. Ancak herşeye rağmen kaderinden kaçamayacaktır!
Bir arkadaşlarının pederinin acil kana ihtiyacı olması nedeniyle Cemre, adamla kan grubu uyuşan Gülçin’i ikna etmeye çalışır. Kan vermekten korkan Gülçin heyecanlanınca Mert’in yavuklusu olduğunu unutur. Unutkanlık sorunu gitgide ciddileşen Gülçin, hastanede kan verdikten sonra, arkadaşlarının pederiyle konuşur. Adam Gülçin’e saklaması için bir CD verir. Gülçin ise daha hastaneden çıkmadan CD’yle alakalı herşeyi unutmuştur!

Mert Gülçin’e sevgili olduklarını nasıl hatırlatabileceğini düşünürken Korkut, en iyi çözümün besteleri olduğunu söyler. Mert büyük umutlarla herkesi karaoke bara götürür. Ancak Cemre ve Eren’in, Emre ve Barış’a karşı sürdürdükleri minik oyunları da devreye girince, çocuklar başlarını belaya sokmadan duramazlar. Güzel başlayan gece, kızlara asılan bir kaç çocuk nedeniyle kavgayla sonuçlanır! Döndüklerinde Gülçin, ne olduğunu hatırlayamadığı CD’yi, Mert’in karaoke bara giderken hazırladığı CD’lerle beraber Mert’in hanesine bırakır!

Kızlar, ertesi gün kaza geçirdiğini sandıkları arkadaşlarının pederinin vurulduğunu öğrenir. Endişelenen kızlar, Komiser Kemal’i ararlar
Akademide kan bağışı kampanyası başlatan kızlar, kan vermekten korkan çocukları ikna etmeye çalışırır. Bora’nın içinde ne olduğunu kimseye söylemediği çantasını Gülçin’e emanet etmesi, hatunların peşinde olan adamların dikkati çeker. Adamların çantanın peşine düşmesiyle, kan bağışı kampanyası, birden heyecanlı bir kovalamacaya dönüşür. Kovalamacanın sonunda Bora’nın çantasıyla kaçan adamlar, çantada aradıklarını bulamazlar ve bunun üzerine hatunların hanesine gelirler!
CD’nin kızlarda olduğunu düşünen adamlar, istediklerini almadan gitmemeye kararlıdır. Ne yazık ki hatunların adamların istediği CD hakkında en ufak bir fikirleri bile yoktur!..

Tem 26

“Her mutluluğun bir hüznü, her hüznün de bir mutluluğu vardır.”

Bayıldıktan sonra kendine gelemeyen Gülçin’i, hatunlar derhal hastaneye götürürler. Doktorlar önemli bir şeyi olmadığını söylese de, Gülçin yavaş yavaş bazı şeyleri unutmaya başlar. Bir şaka olarak başlayan unutkanlık meselesi, zaman geçtikçe ciddi bir hal alır!

Hiç hesapta yokken, Eren’in kuzeni İpek, bir kaç günlüğüne kızlara kalmaya gelir. İpek’in görünüşü her ne kadar Eren’e benzese de; kişiliği, Eren’le taban tabana zıttır. Geldiği ilk dakikadan itibaren kızlara kök söktürür!..

Babasını annesini aldatmasını bir türlü hazmedemeyen Korkut, gece haneye sarhoş gelir. Mert ve Zeynep’ten sonra, Yasemin’in uyarıları da bir işe yaramaz. Korkut’la tartışan Yasemin, çekip gider! Korkut lakin o zaman, durumun ciddiyetini kavrar…

Bora, Zeynep’in dönüşünü kutlamak için sürpriz parti hazırlıkları yaparken, hatunlar da, Çocuk Esirgeme Kurumu’ndaki kimsesiz çocuklar için bir şeyler yapmaya karar verir. Bu arada Cemre ve Gülçin, Erol Hoca’nın geçmişteki büyük aşkının izini bulmak üzere, Erol Hoca’nın okuduğu üniversiteye giderler. Çocuklar ve kızlar, Zeynep’in partisine hazırlanırken, Korkut şok edici bir haberle sarsılır: Babası kalp krizi geçirmiş ve hastaneye kaldırılmıştır! Haberi duyan Yasemin, soluğu hastanede alır. Korkut’un annesiyle tanışan Yasemin, geceyi Korkut’la beraber hastanede geçirir.

Erol Hoca ve yavuklusu Elif’in, geçirdikleri bir kazadan sonra ayrıldıklarını haber alan kızlar, hakikati öğrenmek için emniyete gitmeye karar verirler. Polis arşivindeki bilgilere ulaşabilmek için, Gülçin polis, Eren ise avukat kılığına girer. Arşivdeki polis memurunu kandırmaya çalışırken, adamın Gülçin’e gösterdiği aşırı ilgi, işlerini oldukça zorlaştırır. Okulda ise Bayan Berbatov, İpek’le karşılaşır ve onu Eren sanar. İpek’in ağır sözleriyle sarsılan Bayan Berbatov, ne diyeceğini bilemez.

Korkut’un babası, hayati tehlikeyi atlatmış ve iyileşmeye başlamıştır. Oğluyla duygusal bir konuşma yapan Kudret Bey, hatunların ziyaretiyle daha da duygusal anlar yaşar. Bu arada, Gülçin’in unutkanlık krizlerinin her geçen gün artması, kızları oldukça endişelendirmiştir. Hastanedeyken doktorla konuşan kızlar, bunun psikolojik bir hastalık olduğunu öğrenirler. Aynı zamanda, Erol Hoca’nın büyük aşkı Elif’i bulur ve Çocuk Esirgeme Kurumu’na gelmesini sağlarlar. Çocuk Esirgeme Kurumu’ndaki çocukları ziyaret eden kızlar, çocuklara hediyeler verir, onlarla beraber şarkılar söylerler. Bu duygusal dakikaların ardından, Erol Hoca, yıllar sonra ilk defa, büyük aşkı Elif’le karşı karşıya gelir!..

Mutluluk ve hüznün iç içe geçtiği bir günden sonra Gülçin, günlüğünü yazmak için eline alır ama, olanları hatırlayamayınca ağlamaya başlar. Asıl şoku ise, ortalıktan kaybolan İpek’i merak eden Eren yaşar: İpek, Eren’e yapabileceği en büyük kötülüğü yapmıştır!

« Onceki Mesajlar Sonraki Mesajlar »

Eğlence