Bodrum Antik Tiyatro’daki ‘Turkcell Yıldızlı Geceler’in son konuğu Hepsi grubuydu. Müthiş dans performansları ve şarkılarıyla sevenlerini coşturan ünlü grup, Bodrumlu tatilcilerden tam puan aldı.
İbrahim Tatlıses, Hepsi 1 grubu üyelerinden Gülçin Ergül’ü canlı yayında oğlu İdo’ya istedi.
Hepsi 1 grubu dün akşam İbo Show programının konuğu oldu.
Grup üyelerinden Gülçin Ergül, aşık olmak için Bodrum’dan ‘Koca bulduran’ diye tabir edilen kolye aldığını anlattı.
İbrahim Tatlıses, “Ciddi tarafı var mı?” diyerek önce bir yoklama çekti ve sonra da şu sözlerle Gülçin’i oğlu İdo’ya istedi:
“Bu kızı da kim almaz be. Vallahi billahi ben düşünemiyorum yani. Bu kızı Allah’ın emri Peygamberin kabriyle oğlum İdo’ya…”
Grup üyeleri Tatlıses’in bu sözleri üzerine “Verdik gitti” diyerek onay verdi, Gülçin ise bu teklife uzun süre güldü.
TATLISES: İHANET ETMEDİM
Programında çeşitli konularda felsefe yapmaya çalışan Tatlıses, ihanetin çok kötü bir şey olduğunu ifade etti. İlişkileriyle medyanın gündeminden düşmeyen İbo, “Dünyada en kötü şey ihanet. Ben hayatımda yapmadım” diye konuştu. Ancak Tatlıses’in bu sözlerine stüdyodaki izleyiciler gülünce ünlü türkücü “Nereden biliyorsunuz yaptığımı?” deyip çeşitli espriler yaparak konuyu sulandırdı.
“Ve bir gün gelir, bütün hayaller gerçek olur!..”
Cemre’nin beklenmedik sorusu karşısında şok olan Yasemin, yalan makinesine cevap vermek yerine, kızlara açıklama yapmayı tercih eder. Kızlar, Yasemin’in yaptığı açıklamayı mantıklı bulsalar da, Korkut’la konuşması için ısrar etmekten geri kalmazlar…
Okulda final sınavlarının telaşı sürerken, Mert’in albüm konusundaki çabaları sonuç vermeye başlar. Türkiye’ye dönen Burak, kendi yapım şirketini kurmak üzeredir ve ilk iş olarak da, hatunların albümünü çıkartmak istemektedir. Kızlar sonunda albümlerinin çıkacak olmasına çok sevinmişlerdir ancak, başta Bayan Berbatov olmak üzere hocaları bu konuda oldukça endişelidir…
Kızların albümünün çıkacak olmasına bir yandan çok sevinen lakin diğer yandan ilişkilerinin bozulmasından endişelenen çocuklar ise, teselliyi Balıkçı Kral’ın sözlerinde bulurlar. Herşeye rağmen çocuklar, albümleri çıktıktan sonra hatunların onları unutmasından korkmaktadırlar…
Ve sonunda beklenen an gelir, hatunların albümü piyasaya çıkar. Albüm çıkar çıkmaz büyük bir ilgiyle karşılaşan kızlar, yoğun bir koşuşturmaca içine girerler ve çocuklara eskisi kadar zaman ayıramazlar.
Artık hem kızlar, hem de çocuklar için hiçbir şey, eskisi gibi olmayacaktır…
Yasemin’in duyma sorunu git gide daha ciddi bir hal alır. Bu durum derslerini etkilemeye başlayınca Yasemin, Bayan Berbatov’un da ısrarı ile doktora gitmeyi kabul eder. Ciddi duyma kayıbı olan Yasemin’in tedavisi, işleri daha da kötü yapar…
Kızlar, Yasemin için endişelenirken, ne yaparlarsa yapsınlar kızları bir türlü mutlu edemediklerini düşünen çocuklar, Korkut’un da tavsiyesiyle çareyi sahildeki deli adama gitmekte bulurlar. Çocuklar deli adama, Balıkçı Kral ismini takarlar. Balıkçı Kral onlara, kızları mutlu etmek istiyorlarsa, önce kendi kalplerini dinlemeleri gerektiğini söyler: Çünkü seven bir kalp, sevdiğinin nasıl mutlu olacağını bilir…
Balıkçı Kral’dan aldıkları öğütle harekete geçen çocuklar, kızları mutlu edebilmek için ayrı ayrı sürprizler düşünürler. Ancak buldukları yöntemleri birbirleriyle paylaşmaya yanaşmayan çocuklar, sonunda çareyi yapacakları sürprizleri bir kâğıda yazarak, Zeynep’in kumbarasına atmakta bulur. Çocuklar, kızları mutlu etmek için sürprizlerini hazırlarken, Korkut güç durumdadır: Yasemin’i mutlu edebilecek bir sürpriz bulamamıştır!
Erol Hoca ve Füsun’un ilişkisi gün geçtikçe ilerlerken, oynadığı minik oyunla, Rosalind’in ölmesinin suçunu Füsun’a atan Bayan Berbatov, bu durum karşısında Erol Hoca’nın tepkisini ölçmeye çalışır. Erol Hoca’nın Füsun’a kızgın olmasını bekleyen Bayan Berbatov, ondan aldığı cevaplar karşısında oldukça şaşırır!
Yaklaşan yazın da etkisiyle kızlar, sıkı bir rejimle birlikte, sabah sporu yapmaya karar verirler. Kızlar sağlıklı yaşamın sırlarını keşfederken, çocuklar sürpriz projelerini birer birer hayata geçirmeye başlarlar…
Yaseminin ayrılık kararı karşısında diyecek söz bulamayan Korkut mecburen vaziyeti kabullenir. Yaseminin ondan dersler nedeniyle ayrıldığını zannettiğin için, çocuklara da vaziyeti bu durumda açıklar.Yasemin ise Korkutun gerçek sebebi öğrenmemesi için kızları çocuklarla konuşmama konusunda uyarır.Korkut ve Yaseminin ayrıldığını haber alan Bora bunu ilk fırsatta Aleve söyler.Durumdan şüphelenen Alev hatunların ağzından laf almaya çalışır.Erol Hocanın evlenme teklifine Füsun beklenmedik bir cevap verir. Herşeye rağmen Erol Hocanın pes etmeye niyeti yoktur.Füsunun beraber olmayı denemeleri konusunda ikna etmeye çalışır. Bütün bunlar olurken de bir yandan mektepte sınavlar başlar. Kızlar, özellikler deYasemin bütün ilgilerini sınavlara yöneltirler. Çocuklar ise güç dönemler geçirmektedirler. Emre Cemreye aslında fakir olmadığını ve yalan attığını söylemek istese de Cemrenin tavırları nedeniyle bir türlü hakikati söyleyemez. Cemrenin mektebin otoparkında Emrenin arabasını görmesiyle,Emrenin yalanını meydana çıkmasında rakam kalır. Bu konuda ilk başta bahtı yaver giden Emrenin yalanı, daha sonra Cemrenin oun arabanın için de görmesiyle meydana çıkar. Kendini affettirme ve vaziyeti açıklama telaşına düşen emre, klasik bale sınavının ortasına dalar. Ancak bu hocaları ve Cemreyi daha fazla kızdırmaktan başka hiçbir şeye yaramaz.Korkut, derin bir üzüntüye gömüldüğü sırada sahilde daha önceleri başlarına bela olmuş süpriz biriyle karşılaşır. Ama tahmin ettiğinin tam tersine, bu süpriz kişi sayesinde, Yaseminle olan ayrılığını farklı bir açıdan bakmaya başlar. Artık Yasemin onunla beraber olması yada olmaması önemli değildir.Greenpeace üye toplantısına gitmek için sabırsızlanan Eren, Barışın bu konudaki ilgisizliği nedeni ile oldukça sinirlenir. Ancak Barış vaziyeti kısa zamanda toparlar ve Erene kendisini affettirmeyi başarırı.Mert ve Gülçin ise, uzun zaman sonra ilk defa, sorunsuz bir dönem geçirmektedirler. Bayan Berbatov balıkları ile ilgilenirken Rosalindin ölmüş olduğu görür. Bu vaziyeti Erola nasıl açıklayacağını düşünürken aklına gelen bir fikir sayesinde bütün suçu Füsunun üstüne atar. Rosalindin ölmesine neden olduğunu düşünen Füsun, oldukça üzülür ve ne edeceğini bilemez. Kimseye belli etmek istemese de, yaşadıkları nedeniyle oldukça üzülen Yaseminin, aslında kendisinin bile farkında olmadığı ciddi bir sorunu vardır. Hiç beklenmedik bir zamanda çıkan bu sorun, herkesi şok eder.
“Sevgisiz bir hayat, yaşanmamış demektir.”
Eren ve Gülçin’in kendilerini yemek arabasının tekerleklerine zincirlediğini duyan herkes, bahçeye toplanır. Onlar, Eren ve Gülçin’in neden böyle bir şey yaptığını anlamaya çalışırken, Eren yemek şirketinin çevreyi kirlettiğini anlatır!
Terapistin verdiği ödev sonucu hatunların yazdıkları kâğıtları ele geçirmek isteyen çocuklar, bir yolunu bulup amaçlarına ulaşırlar: Kızların çocuklar hakkında yazdıkları şeyler oldukça şaşırtıcıdır! Çocuklar, hatunların yazdıkları doğrultusunda hareket etmek için kolları sıvarlar. Kâğıtlarda yazılanları yerine getiren çocuklar, hatunların olumsuz tepkileri karşısında oldukça şaşırırlar. Kızlar ise çocuklardaki değişikliği anlamaya uğraşır fakat işin içinden çıkamazlar!..
Bu arada mekteptekidedikoducu kızlar, Korkut ve pederinin konuşmasına şahit olur ve yanlış anlarlar: Babasının, Korkut’un Yasemin’le evlenmesini istemediğini düşünen dedikoducu kızlar, bunu ilk fırsatta
Yasemin’e söylerler. Ne kadar beli etmemeye çalışsa da, Yasemin bu vaziyete çok üzülür ama Korkut’a hakikati soramaz. Korkut ise, Yasemin’deki değişikliği fark etmesine rağmen fazla üstünde durmaz…
Erol Hoca, Bayan Berbatov’un akvaryumuna koymak üzere evdeki balığını getirir. Balığın adı Rosalind’dir. Bayan Berbatov çaktırmamaya çalışsa da, oldukça bozulmuştur. Romeo’nun ilk aşkı olan Rosalind, yeni yerinden son derece memnundur ama, bu sefer de Rosalind’in gelmesiyle birlikte, Juliet depresyona girer. Erol çareyi balıkları kendi odasına götürmekte bulur…
Evlendiklerinden beri baş başa kalamayan Alev ve Bora, bir gecelerini mektepte geçirmeye karar verirler. Oldukça romantik bir gecenin ortasında Muti’ye yakalanan Alev ve Bora, tam her şeyin bittiğini düşünürken, Muti’nin onları Erol’un odasına kilitlemesiyle yine baş başa kalırlar. Bütün geceyi Erol’un odasında geçiren Alev ve Bora, sabah kötü bir sürprizle karşılaşırlar: Bayan Berbatov’un balığı Juliet ölmüştür!.. Bu arada, kendisini tekrar yemeğe davet etmesiyle beraber Erol Hoca’yla yemeğe çıkan Füsun ise, Erol Hoca’nın yaptığı teklif karşısında oldukça şaşırır!
Alev Anne mi olacak?
“Mutluluk, bizde olmadığı halde, başkalarına verebileceğimiz tek şeydir.”
Alev ve Bora’nın yine akıl almaz bir biçimde kavga etmiş olmaları, kızları ve çocukları hayrete düşürür! Bora’yla asla beraber olamamalarına rağmen Alev’in büyük bir sürprizi vardır: Alev hamiledir! Bu haber karşısında şok olan kızlar, bunun nasıl olduğunu anlamaya çalışırken, asıl şoku Bora yaşar! Bora’nın tepkisi karşısında, işi kendisini sevmemekle suçlamaya kadar götüren Alev, Bora’ya karşı oldukça sert bir tutum takınır… Cemre ve Emre’nin kendisine hazırladığı sürprizi merak eden Zeynep, aldıkları müthiş oyuncak arabayı görünce oldukça sevinir. Zeynep’in sevincini paylaşan biri daha vardır: Yasemin! Korkut’un mektepte dolaşan bir dedikoduya kulak davetlisi olması ve bunu derhal çocuklarla paylaşması sonucu, Mert ve Emre, Gülçin ve Cemre hakkında oldukça yanlış fikirlere kapılırlar. Okulda dolaşan dedikoduya göre, Gülçin Mert’ten sıkıldığı için unutkanlık numarası yapmakta; Cemre ise Emre’yle zengin olduğu için evlenmemektedir! Korkut’un terapistten aldığı öğütler de işin içine eklenince, çocuklar, kızlara karşı her zaman olduğundan çok daha farklı bir tutum sergilemeye başlarlar! Yemek firmasını kötü yemekleri nedeniyle rahatsızlanan birkaç öğrencinin durumunu haber alan Eren, bir şeyler yapabilmek için kolları sıvar: Füsun ve Erol’la konuşması bir işe yaramayınca, Barış’ı da alarak, yemek arabasının içine gizlenir. Yemek arabası boş arazide bir dere kenarında durunca, çaktırmadan arabadan inen Eren ve Barış, yemek şirketinin çöplerini bir dereye boşalttığını görürler. Gördükleri Eren’i oldukça kızdırır. Bu konuda bir şeyler yapılması gerektiğini düşünen Eren, yanlış anlaşılacağını düşünmeden herkese, tepkilerini göstermenin bir yolunu bulmaları gerektiğini söyler. Söylediği bu masum söz, mektebin dedikodu kazanında, dallanıp budaklanmaya başlar! Cemre’nin kendisiyle evlenmesi için birden fakir numarası yapmaya başlayan Emre, Cemre’nin tepkisi karşısında oldukça şaşırır! Mert ise, Gülçin’in gönlünü tekrar kazanmaya çalışırken, yanlış anlamalar sonucu Mert’in artık gitar çalamadığını ve yeteneğini kaybettiğini düşünen Gülçin, ne yapacağına karar vermekte zorlanır! Bütün bunlar olurken Eren, herkesten gizli bir plan yapar: Planını gerçekleştirmeyi başardığında ise, bütün akademi şaşkınlık içerisinde kalır!
22 Nisan Salı 20:00′de
“Tüm trajediler ölümle biter, tüm komediler de evlilikle…”
Bora ve Alev, en sonunda, kendilerini nikah memurunun karşısında bulurlar. Alev henüz kimi nikah şahidi yapacağına karar vermemiştir. Kızlardan hiç biri, Alev’in nikâh şahidi olmaya yanaşmayınca, aralarında kura çekmeye karar verirler. Kurayı kaybeden Cemre yan çizince, piyango çenesini tutamayan Gülçin’e kalır! Bora’nın nikâh şahidi ise, Mert’tir…
Mert, nikâh saatini beklerken heyecandan midesi bulanan Bora’ya, sakinleşmesi için nane şekeri vermiştir. Nikah masasında hala heyecanını üzerinden atamamış olan Bora, cebindeki nikâh yüzüğü ve nane şekerini karıştırır; şeker yerine yüzüğü yutar!..
Alev ve Bora, herşeye rağmen evlenmeyi başarırlar. Kızlar ve çocuklar, onlar için sürpriz bir balayı programı yapmıştır. Ancak balayı maceraları, herkes için büyük bir kabusa dönüşür: Daha ilk geceden itibaren Alev, kızların; Bora ise, çocukların kapısını aşındırmaya başlar!..
23 Nisan töreninden dönmekte olan Mert, Zeynep’e bir söz verir: Atatürk bu önemli günü çocuklara armağan ettiği için, Mert de evin yönetimini bir günlüğüne Zeynep’e devreder. Ama bu durum, hatunların ve çocukların başına sandıklarından çok daha fazla iş açacaktır. Bir günlük saltanatın tadını çıkarmak isteyen Zeynep, derhal emirler yağdırmaya başlar: Zeynep’in ilk isteği, Bora ve Alev’in derhal barışmasıdır, üstelik balayılarını Mert’in evinde geçireceklerdir. Korkut ve Mert buna itiraz etse de, Zeynep’in dediği olur ama, Bora ve Alev’in ikinci balayı macerası da, ilkinden uzun sürmez. Zeynep ayrıca, Gülçin ve Mert’ten beraber terapiste gitmelerini ister. Emre ve Cemre ise, Zeynep’e bir sürpriz hazırlamakla görevlendirilirler. Eren’in işi ise hepsinden daha yorucudur: Zeynep Eren’den kendisine harika bir elbise dikmesini ister…
Bora ve Alev’in birden evlenmesiyle, evlilik meselesi yeniden, çocukların gündemine oturur: Kızları evliliğe ikna etmek için çabalamaya başlayan çocuklar, kızlardan bekledikleri tepkileri alamazlar!
Alev ve Bora’nın sürekli tartışmasının, kızları evlilikten soğutacağını düşünen çocuklar, onları balayılarını geçirmek üzere, tartışsalar da geri dönemeyecekleri bir yere göndermeye karar verirler. Fakat sonuç, hiç de umdukları gibi olmaz!..
“Bekarlık sultanlıktır.”
Cemre ve Yasemin, diğer hatunların da gelmesiyle baygın olan Bayan Berbatov’u güçlükle de olsa sınıftan çıkarır. Bu sırada alevlerin arasında kalmış olan Bora ve Alev, Muti’nin bütün ikazlarına rağmen sınıfı terk etmezler!
Evlilik hazırlıklarına başlamaları gerektiğini düşünen Bora, Alev’in paraşütle atlayarak evlenmek talebi karşısında hayatının şokunu yaşar. Alev’e yüksekten korktuğu gerçeğini söyleyemeyen Bora, Alev’in bu talebi karşısında türlü bahaneler uydurur…
Terapistin tümünü beraber görmeyi istemesiyle hatunlar ve çocuklar, istemeyerek de olsa hep beraber terapiye giderler. Terapistin verdiği ödev karşısında, ne yapacaklarını şaşırırlar: Birbirleri hakkında sevdikleri ve sevmedikleri özellikleri yazacaklardır!
Evlendiklerini kimseye söylememek üzere anlaşmış olan Alev ve Bora, bu sırrı daha fazla saklayamaz ve birbirlerinden habersiz, Alev kızlara, Bora ise çocuklara söyler. Kızlar Alev’e, çocuklar da Bora’ya, kimseye söylemeyeceklerine dair söz vermelerine rağmen, çocuklar kendilerini tutamaz. Bora’nın çenesini tutamadığını haber alan Alev, ders olsun diye Japon yapıştırıcısıyla Bora’nın dudaklarını birbirine yapıştırır!..
Yangın olayından sonra Bayan Berbatov, kızlara çok iyi davranmaya başlar. Bu durumun derslerde kendilerine fayda sağlayacağını düşünen kızlar, düş kırıklığına uğrarlar. Çünkü Bayan Berbatov, sınıftan içeriye girdiği an değişir! Bu arada Erol Hoca’nın arkadaşı Mehtap’ın iyice başlarına bela olacağını anlayan Bayan Berbatov ve Füsun, Mehtap’ı, Erol’dan uzaklaştırmak için beraber plan yaparlar!
Alev ve Bora’nın evliliğini fırsat bilen çocuklar, kızlarla evlilik hakkında konuşmak isterler. Kızların türlü bahaneleri ile karşılaşan çocuklar, çareyi her şeyi terapiste anlatmakta bulurlar. Terapist bu konuda en şanslı olarak Mert’i gösterince, çocuklar acayip şaşırırlar!.. Ardından kızlarla beraber geldikleri terapi randevusunda, sevmedikleri özelliklerini birbirlerinin yüzüne söylemek mecburiyetinde kalırlar!..
Nikahtan önce kızlar, Alev için sade bir bekarlığa veda partisi düzenlerken, çocuklar Bora’nın partisinde işi biraz abartır ve vaziyeti anlayan kızlardan sıkı bir fırça yerler. Bu arada Eren, istediği dikiş makinesini almıştır. Eren’in dikiş makinesi almasıyla dalga geçen kızlar, diktiği elbiseyi görünce karar değiştirirler: Alev, Eren’den gelinliğini dikmesi ister. Tabii ki aynı zamanda, hatunların elbiselerini de dikmesi gerekmektedir. Elbiseleri ve gelinliği yetiştirmeye çalışan Eren, oldukça yorulur. Düğün için her şey planlandığı gibi kusursuz giderken, son dakikada gelen Komiser Kemal’in, çocuklara kötü bir sürprizi vardır!..
